Ekonomi

İsviçre’de emlak sahipleri her geçen yıl artıyor

İsviçre’de her geçen yıl ev satın alan kişi sayısı yükseliyor. Birçok kantondaki ortalama, Avrupa seviyesini yakalamış durumda. Fakat bu konuda en dikkat çeken rakam ev sahiplerinin banka borçları. Ülke genelindeki toplam ipotek borçlarının 740 milyarı bulduğu açıklandı. Bu rakam İsviçre’nin gayri safi milli hasılasından daha fazla. 

70’li yıllarda İsviçre’deki hane sahiplerinin oranı yüzde 28 iken bu rakam günümüzde yüzde 40 seviyesine ulaştı. 40 yıl önce ev sahibi olmanın zengin olmak ile eş değer bir anlamı varken günümüz toplumunda ev sahipliği orta sınıfın sahip olduğu bir imkana dönüştü. Toplum içinde orta sınıfı temsil eden gelir seviyesinde bulunan kişilerin kazançlarının yükselmesi bu konuda en belirgin etken olarak gözüküyor. Ülkenin refah seviyesi ve alım gücündeki pozitif gelişme kişilerin uzun vadeli yatırımlara daha rahat girmesine zemin hazırlıyor. Tabi bir de konunun psikolojik yanı var. 40 yıl önce ülkeye çalışmak için gelen kişilerin çocukları kendilerini daha yerli hissettiği için İsviçre’de emlak yatırımı yapmanın akıllı bir iş olduğunu düşünüyor. Birinci jenerasyon ise bütün yatırımını kendi memleketine yapıyordu.

Günümüzde çalışan her 10 kişiden dördü mal sahibi iken bu oran diğer Avrupa ülkelerinde çok daha fazla. Örneğin Almanya’da mal sahibi olma oranı yüzde 53, İtalya’da yüzde 73, Fransa’da yüzde 75 ve bu konuda ilk sırada gelen Romanya’da yüzde 96 seviyesinde.

İsviçre’de her konuda olduğu gibi kantonlar arasında da emlak sahibi olma oranı büyük farklılık gösteriyor. Bu açıdan en düşük seviye Basel’de. Basel Stadt’ta ev sahiplerinin oranı yüzde 15’ken, Cenevre’de yüzde 18 ve Zürih’te yüzde 28. Görüldüğü gibi yabancı nüfuza en fazla ev sahipliği yapan şehirlerin olduğu kantonlarda ev sahibi olma oranı düşerken bir başka etken ise bu şehirlerdeki zirve yapan emlak değerleri dikkat çekiyor. Söz gelimi nüfusunun yüzde 58’i ev sahibi olan Wallis Kantonundaki evlerin metre kare fiyatı ile Cenevre ve Zürih’teki emlakların fiyatları arasında 3 ila 5 kat arasında fark bulunuyor.

Borçlanmada dünya rekoru

Ev sahiplerinin sayısının artması ile birlikte toplumun bankalara olan borcunda da ciddi artışlar söz konusu. Bu açıdan dört yıl öncesine göre toplam borç miktarı 105 milyar Frank artarak 2014 yılında 740 milyar Frank’a ulaşmış durumda. Bu borç miktarını ülkenin yıllık üretim miktarına oranladığınızda yüzde 104’e tekabül ediyor. Yani kişilerin bankalara olan toplam borcu ülkenin bir yıllık gayri safi milli hasılasından daha fazla. Bu konuda İsviçre’yi sadece Hollanda geçebilmiş. Orada da toplam borcun GSMH’ya oranı yüzde 107. ABD’de bu oran yüzde 76 iken, Almanya’da yüzde 46, Fransa’da ise yüzde 41.

Borç miktarının yüksek olmasındaki en önemli etken emlak değerlerindeki yükseklik. Bir diğer ifade ile İsviçre emlak piyasasındaki pahalılık. Tabi bu ev satın almayı düşünenlerde bankaların uzun vadede yaşayabileceği ekonomik sıkıntı ihtimalinde faizlerin yükselmesine zemin hazırlayacağı oluyor. Bu açıdan da istikrarlı bir konumda bulunan bankaların kısa vadede böyle bir sorun yaşamaları beklenmiyor. Zira faizlerin yükselmesi İsviçre Frank’ını daha değerli bir hale getirecek olmasından dolayı Merkez Bankasının böyle bir hamle yapmasını mümkün kılmıyor. Bir başka açıdan ise ipotek anlaşması yapan büyük bir çoğunluk faiz miktarını uzun vadede, 10 veya 15 yıl ile sabitliyor. Dolayısıyla şimdilik ortaya çıkan bu büyük borç yükünün ülke ekonomisine yaşatması muhtemel bir sorun olarak görülmüyor.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top