İsviçre

Yabancı vatandaşlar için hayati halk oylaması

Doğrudan demokrasiyle yönetilen İsviçre’de vatandaş kendi yazdığı yasa tasarı teklifini kanunlaştırma hakkına sahip. Halk oylamasında sandığa gidenlerin çoğunluğu hangi taslağı onaylarsa o taslak anayasada yerini alır. Parlamenter demokrasinin bir adım ilerisi olarak değerlendirilen doğrudan demokrasi, güçler ayrılığı ilkesi göz ardı edilince tehlikeli bir kulvara girebiliyor. 2016 yılının ilk halk oylamasında yabancı vatandaşları doğrudan ilgilendiren bir taslak oylanacak. Basit suçlardan dahi hüküm giyen yabancı vatandaşların oturum izinleri doğrudan iptal ettirmeyi öngören teklif sunuldu. 28 Şubat referandumunda sandıkta oylanacak olan yasa tasarı tekliflerini kısaca özetleyerek okurlarımız için bir derlemede bulunduk.

“Uygulama İnisiyatifi” (Durchsetzungs-Initiative)

Yılın ilk halk oylamasının en tartışmalı gündemi yabancı vatandaşlarla ilgili. SVP’nin yasa tasarısına göre hüküm giyen göçmenlerin oturum izni doğrudan iptal edilecek. İsviçreli seçmen 2010 yılında SVP’nin hazırladığı bir yasa tasarısı teklifini kabul etmişti. Sokaklardaki billboardlarda beyaz koyunların siyah koyunu dışarı iteklediği afişler uzun süre hafızalardan silinmedi. O tasarıya göre ağır bir suçtan hüküm giyen yabancı vatandaşların İsviçre’deki oturum izni iptal edilebiliyor. Adalet bakanlığı dört yıllık çalışma yaptıktan sonra geçtiğimiz yılın başında taslağın uygulamasını sundu. Taslağın mimarı olan SVP’nin bir çok şartını yerine getiren adalet bakanlığı, hakimlere inisiyatif kullanma hakkı da tanıdı. Hakim, hükümlünün durumuna göre oturum iznini öldürmeme hakkına sahip. Tasarıya karşı kampanya yürüten Adalet Bakanı Simonetta Sommaruga, İsviçre’de doğmuş olan göçmenlerin veya çocukları burada olan bir ebeveynin bir suç yüzünden doğrudan sınır dışı edilmesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı ve her dosyanın kendine özel işlenmesi gerektiğini savundu. SVP ise oturum izninin doğrudan iptal edilmesi gerektiğini talep etti.

Hukukçular ve Parlamenterler tasarıya karşı imza topladı

SVP’nin hazırladığı yasa tasarı teklifi İsviçre’den uygulanan hukuk devleti ilkelerini o kadar büyük bir tehdit oluşturdu ki 273 eski ve görevine devam eden parlamenter ve 120 hukuk profesörü tasarı teklifinin reddedilmesi için imza verdi. Hukuk profesörlerinin imzaladığı manifestoda: “Demokratik bir hukuk devleti kendiliğinden oluşan bir düzen değil, uğruna mücadele etmeyi gerektiriyor.” ifadeleri yer aldı.

Referandumu destekleyenlerin argümanları

  • İsviçre’nin kanunlarına uymayan yabancılar ülkeyi terk etsin.
  • İsviçre’nin güvenli bir ülke haline gelmesi için hüküm giyen yabancıların oturum izni iptal edilmeli.
  • 2010 yılında yapılan halk oylamasında çıkan sonuç olması gerektiği gibi uygulamaya konulmadı.

Referanduma karşı olanların argümanları

  • 2010 yılında onaylanan tasarı olması gerektiği gibi kanunlaştırıldığı için daha katı bir kanuna ihtiyaç yok.
  • Otomatik sınır dışı etme zorunluluğu hakimin inisiyatif kullanma hakkını gasp edeceği için hukuk ilkeleriyle çelişiyor.
  • Tasarı Avrupa İnsan Hakları Beyannamesiyle çelişiyor.

İkinci Gotthard Tüneli (Strassensanierung Gotthard)

1980 yılında inşa edilen Gotthard tünelinin bakım ve tadilat dönemi yaklaştı. Hükümet, İsviçre’nin güneyine giden en önemli transit geçişin tadilat döneminde trafiği aksatmaması için ikinci bir tünel açmaya karar verdi. Plana göre ikinci tünel 2020 yılında hizmete girerek birinci tünel tadilat için kapatılacak. Böylelikle trafikte hiç aksama yaşanmaması hedefleniyor. Tadilat bittikten sonra ise her iki tünelin tek şeridi trafiğe açılacak. Gotthard tünelinin bakımdan geçmesi herkes tarafından kabul edilmiş durumda. Ancak tadilat için ikinci bir tünelin açılmasına karşı olan siyasetçiler konuyu referanduma taşıdı.

Referandumu destekleyenlerin argümanları

  • İkinci bir tünelin inşası güvenlik tedbirlerini arttıracak.
  • Vatandaşların tadilat döneminde mağdur olmaması için ikinci bir tünelin açılması kaçınılmaz.
  • Gotthard tünelinin her 40 yılda bir onarıma ihtiyaç duyduğundan ikinci tünel gelecekte de lazım olacak.

Referanduma karşı olanların argümanları

  • İkinci tünelin açılması Alplerden geçen trafiği ve dolayısıyla çevreye zararı arttıracak.
  • İkinci Gotthard tüneli için ayrılan bütçeyle daha büyük problemlere çare oluşturulabilir.
  • İki tünel de kullanıma müsait olduğu zaman sadece kapasitesinin yarısının trafiğe açılma argümanı gerçekdışı.

“Evlilik cezasına son” (Gegen die Heiratsstrafe)

Evli çiftler evli olmayan çiftlere göre daha fazla vergi ödüyor ve emekli olunca daha az maaş alıyor. Terminolojiye ‘evlilik cezası’ olarak giren uygulama yaklaşık 30 yıldır devam ediyor. Hıristiyan Demokrat Partisi (CVP) hazırladığı bir yasa tasarısı teklifiyle bu cezaya dur demek istedi. CVP uzun bir süreden sonra ilk defa bir konuyu halk oylamasına götürmesine rağmen başarılı olma ihtimali küçük olarak değerlendirildi. Sol ve merkez sağdaki partiler teklife karşı çıktı. Evlilik cezasının kaldırılmasını istememelerinin temel sebebi ilgili maddede evli çiftlerin ‘karı koca’ olarak tanımlanması. Muhalefet eden siyasetçiler bu tasarının eşcinsel çiftlerine ayrımcılık içerdiğini öne sürdü. Eğer teklif kabul edilirse sadece devletin sadece vergiden yaşayacağı bütçe kaybının yıllık 2 milyar frank olduğu tahmin edildi.

Referandumu destekleyenlerin argümanları

  • Evli çiftlerin maddi anlamda cezalandırılması uygulamadan kalkması lazım.
  • Evli çiftlerin sadece evli olduklarından ötürü daha fazla vergi ödemesi ayrımcılıktır.
  • Taslaktaki evli çift tanımı medeni kanundaki evli çift tanımıyla örtüşüyor.

Referanduma karşı olanların argümanları

  • Evli çift tanımına eşcinsellerin dahil edilmesi ayrımcılık oluşturuyor.
  • Evlilik cezası yıllık net 80 bin (çocuklu çiftlerde 120 bin) frank gelirden itibaren devreye girdiği için sadece maddi durumu iyi olanlar daha fazla vergi ödüyor.
  • Devletin vergi geliri 2 milyar frank düşecek.

“Gıda spekülasyonuna son” (Keine Spekulation mit Nahrungsmitteln)

Genç Sosyalist Partisi (JUSO) yeni bir halk oylaması hazırladı. Gıda spekülasyonunu sonlandırmayı hedefleyen genç sosyalistlerin hazırladığı yasa tasarısı 28 Şubat tarihindeki dördüncü konu. Bu tasarıya göre gıda ürünleriyle borsada spekülasyon yapılması yasaklanıyor. Ekonomi Bakanı Johann Schneider-Ammann gıdaların spekülasyona alet edilmesini eleştirmesine rağmen bu teklifi desteklemediğini açıkladı. Ekonomi Bakanı: “İsviçre’de gıda borsası yok. Tasarı onaylanırsa borsanın olmamasına rağmen bütün banka ve gıda tüccarlarının işleri kontrolden geçmesi gerekir ve yeni bürokrasilere yol açar. İnisiyatifin hedefi güzel ama teklif ettiği yol yanlış bir yol.” diye açıklamada bulundu.

Referandumu destekleyenlerin argümanları

  • Uluslararası şirketler daha fazla para kazanmak için gıda spekülasyonu yaparak hile yapıyor.
  • Yapılan gıda spekülasyonu Afrika’daki açlık sınırını olumsuz etkiliyor.
  • Gıda temel ihtiyaç olduğu için spekülasyona yer verilmemeli.

Referanduma karşı olanların argümanları

  • İsviçre’nin böyle bir yasağı uygulaması dünyadaki açlığı hiç fayda sağlamayacak.
  • Gıda borsasının olmadığı bir ülkede şirketleri bu konuda denetlemek gereksiz masrafa yol açacak.
  • Ayrılacak bütçeyle üçüncü dünya ülkelerindeki fakirlikle daha etkili mücadele edilebilir.
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top